çıfıt çarşısı mı?







Gülçin beni sobelemiş, şu çanta içi sergisi mimi. aslında çantam çok garibandır. zavallımdır. ne bulsam tıktığım, evimden işe taşıdıklarımı, işimden eve taşıdıklarımı toparlayanımdır. çok kalabalıktır, çok karmaşıktır. kocamandır. bazen içinde bir şey ararken, mesela otobüste, yanımda oturanın gözleri kilitlenir kalır çantama. içinden çıkanları gördükçe, sanırım en sonunda bir tam insan falan çıkaracağımı da düşünür, bekler bu mucizeye tanık olabilmek için gözlerini dikip.
elbette ki içindekileri çıkarıp fotoğraflamak için dizdiğimde ve bu sayede el attığımda belirli bir düzeni varmış gibi görünür yukarıda. ama sizi kandırmaktadır.bir de son olarak demeliyim ki, sırtımı fena ağrıtmaktadır. ve fekat başka türlü bir çanta mümkün değildir:)

bu mimi, Simon'a göndermek istiyorum. aslında bu mimi, metin bey'e de göndermek istiyorum. yok mudur yani onların da bir çantası acaba? babamın bir ara moda olan, hani şu elde ya da koltuk altında taşınan- adına bir şey deniyordu, ama çıkaramadım- minik bir çantası vardı bir aralar. belki simon'un ve metin bey'in de sırt çantaları ya da bele takılan çantaları falan vardır. kabul ederlerse sobelendiler tarafımdan...

11 katılım:

gülçin dedi ki...

çok teşekkür ederim elektracığım kırmadığın için. bu arada gerçekten bir düzenleri varmış gibi görünüyor :))

sırtını zemberekkuşu ağrıtıyor olabilir, 600 sayfa değil miydi o? ben bu yüzden 200 sayfa civarı kitapları çantamda taşıyor, bu tabure yüksekliğinde olanları evde okuyorum. bazen tabureleri elde taşımak da gerekiyor o ayrı :)

sevgiler.

elektra dedi ki...

gülçin rica ederim :) o düzen iinden çıkınca düzen. aslında bir an, açayım çantanın ağzını çekeyim fotoyu, o haliyle görünsün dedim, ama çabuk geçti bu duygum:)

zemberek kuşu pek ağır ya, pek de lezzetli . aklım evde kalıyor sonra:)

Simon Templar dedi ki...

a, tabi ki var çantam. çantasız yaşayamam ben. (zaten yaşayanları da pek anlamam, kadınların o kadar koyacak şeyi var da erkekler mi özensiz?).
teşekkür ederim. saçmadan önce biraz temizlemem gerek ama:)

elektra dedi ki...

emin ol, herkes yayınlamadan biraz temizlemiştir.:)

Simon Templar dedi ki...

ama herkesin çantasından 2 haftalık poğaça ve 1 aylık muz çıkma olasılığı var mıdır acaba?

şule dedi ki...

elektram kuzum ne guzel yaziyorsun en basit seyi bile. guldum cantanin icini anlatmani okurken. "en sonunda bir tam insan falan çıkaracağımı da düşünür" demissin ya, o insanlarin saskin bakislari geldi gozumun onune, beklerken :)

elektra dedi ki...

simon, sanmıyorum ki çıksın:))) yani bilemedim şimdi ne yazsam ki? yaşaman tesadüf gibi görünüyor buradan:)

elektra dedi ki...

şulecim, gülmüşsün sen ama, izleyenler daha çok dehşetle bakıyorlardı:)))canım benim, sen çok tatlısın asıl:)

metin dedi ki...

Simon Bey'in dediği gibi, "saçmadan önce biraz temizlemem gerek ama:)"

Bu arada, iyi bayramlar herkese ve sevgiler.

elektra dedi ki...

metin bey, bekleriz efendim, toparlayın görelim:) hem dedim ya simon'a da, toplamadan çekme cesareti hiçbirimiz gösteremedik.
size de iyi bayramlar, iyi tatiller:))

metin dedi ki...

Sevgili Elektra Hanım,

Şuraya bakar mısınız lütfen:
http://loverisloser.wordpress.com/2008/12/19/cantali-adamin-bavulu/

 
©2009 KOMPLEKSSİZ ELEKTRA | by TNB