ah gençliğim...




yazayım diyorum, sıcaklar koyvermiyor. ne yalan, daha kolay paylaşımları içeren facebook'umla aldatıyorum blogumu.

ama Michael içimde bir yaradır. bu notu da düşeyim.
adamı kaç gün sonra gömdüler ya, çok üzüldüm.
adamın cenazesi hiç de ona yakışmıyordu, onu da not düşeyim.
hoş cenazenin güzeli olur mu? ( bu ailesi açısından yapılmış bir tespittir. yine hoş, ortada bunca rant varsa aile kalır mı?) bu da bana not: sevgili ailem, iyi ki ünlü değilsiniz. ablaaaaa, verme o şarkı sözlerini ya, boşver:)

neyse, michael diyordum di mi? ben fanatizm geni taşımayan bir ben-i adem'im. bak bağımlılık genim yüksektir, o ayrı. şartlar farklı olsaydı, başka bir toplumsal ortam, başka bir aile, arkadaşlar falan, ben tinerci bile olurdum. ama fanatizm yok bende.
hiçbir şarkıcı, sanatçı, popstar falan beni fanatiği kılamadı.
ama michael beni ayna karşısında az mooonwalk çalıştırtmamıştır.
becerebildim mi? hayır..
hoş, ölünce yazdılar, o kırkbeş derecelik açının falan müsebbibi patentini de aldığı özel bir ayakkabıymış. yani o da gözümüzü boyamış. olsun, feda olsun gözümdeki boyalar. güzel boyadı netekim.
netekim dedim de, adam nasıl duygu sömürüsü yapıyor di mi, ' harakiri yaparım ulaaan ' diye.
yap ulan...


neyse, yine michael diyordum ben di mi?

oğlum mesela, ölünce dinledi bir sürü şarkısını sayemizde ve bayıldı. böyle bir adam yani. kuşak muşak takmıyor yaptığı iş.
cenaze töreninde öne çıkan o suçlandığı eylemlerden onu aklama çabası falan çok gereksiz geldi bana. hatta, tam gider ayak gönüllerde aklanma olayına taş koydular gibi geliyor. ben hep şöyle düşündüm, ününün kurbanı...
yani ne bileyim, kesinleşmiş bir hüküm olsa çocukları adamda kalır mıydı ya?
yani ne bileyim, suçlandığı şey çok çok çok kötü.
bu yanını düşününce insanın nefret etmesi gerekir michael'dan, evet. ama biz onunla büyüyenler etmedik ondan nefret. fenomen numenini sezdirdi mi ne?
ya da bu tamamen bana ait bir halt yeme.
ya da anlatamıyorum .
aslında şimdi şu sıcağın hala hüküm sürdüğü iğrenç yaz gecesinde, ( not düşüyorum; yazlar yasaklansın) bir not düşeyim dedim işte bloguma.
bu dünyadan bir michael jackson geçti. ve ben onunla büyüdüm.büyüdüğümde eskisi kadar beğenmediğimi düşünüyordum. ama ölünce anladım ki, o benim gençliğimmiş...


not: o yukarıya koyduğum resim, bir flash uygulamasından arak. uygulamanın kendisi için tıkınız:

14 katılım:

neolitik hanım dedi ki...

bizim kuşak için yeri çok özeldi, yıllar boyunca onunla ilgili haberler bende öfke ve hayalkırıklığından çok üzüntü yarattı. çok yalnız biriymiş, ölünce daha da iyi anlaşıldı. geçen akşam bir kutlama yemeğinde şarkılarının, kliplerinin üzerimizdeki etkisini, kendi sıradan hayatlarımızdan hareket ederek onu yargılamanın pek de doğru olmadığını konustuk ve kafalar da biraz iyi oldugundan "michael jackson aziz mertebesinde bir adamdı" deyip kadehlerimizi ona kaldırdık :)

şule dedi ki...

e gençliğimizdi işte. az şey mi...ne güzel yazmışsın...
ya evet, bir de yazlar yasaklansın lütfen :)

Ekmekcikız dedi ki...

Heh He!
Sizin gençliğiniz şekerlerim!
Gerçi, bizimkine bile yetişti ya...

Asıl şu yazlar yasaklansına takıldım. Ne yasağı kardeşim, toptan iptal edilsin, yürürlükten kaldırılsın. 26 derecenin üstünde ısınamaz hava, densin!
Öfff!
:)))

elektra dedi ki...

neolitik canım:) dediklerindi benim duygularımda. hani ne bileyim, bir zamanlar samimi bir arkadaşın vardır, sonra sen değişirsin, o seninle aynı yönde değişmez, yollar ayrılır, ama haberlerini duyarsın. sana göre saçma hareketler içerisindedir, ama kızamazsın da, o öyle rezil ederken kendini için ezilir üzülürsün:)) hah işte tam olarak budur bendeki duygular da. huhhhh:) amma zorladım be:)) aziz michael'a buradan da selam olsun:)))

elektra dedi ki...

şulecim, ben bugün resmi başvuruyu yapacağım yazlar konusunda, bir bilen lazımdı, o da senin ardından desteğini vermiş zaten. avukatımız da tamam, başvuracağız, olcek bitcek:)
michael çok bir şeydi gerçekten, az değil:)

elektra dedi ki...

ekmekçim, bir bilen lazımdı yazlar mevzuunda, girşimimize ön ayak olursan bir bilen olarak, bu harekete geniş mecralara taşıyalım derim:PPP
sen bana prosedürü anlat, dilekçe milekçe halledelim anacım bu zulmü.
insanlık onuru sıcak havayı, nemi yenecek derim ben:))

zafer dedi ki...

yaa yaz Mevsimini yasaklamayın lütfeeeeenNNn..Ben mors mors uzanıyorum kumsala düş kuruyorum mahmur mahmur..Yapmayın ama zaten yasaklı bir Türkiye"mdeyiz.Sokaklar kırmızı çizgili,girilmez semtler,cemaat cemaat ayrışmalar Yaz Mevsimi"min ne günahı var acık ısıtıyor gidip duş alın diyorum,SERİNİNDEN iyyiii gelir.. :))Hayatın gerçek taaadıııı..

elektra dedi ki...

zafer, hah işte, biz mors mors uzanamıyoruz kumsala,düş desen nem eritiyor hepsini sadece safi sinir kalıyor yapış yapış, onunçüüün, üzgünüz:) ya da senin kaydı tropik bir adaya yaptıralım:)hem girişim başladı bir kere, durdurulamaz...

thesaint dedi ki...

elektr'nım, o ayakkabı meselesi o yıllarda duyulmuştu ya, siz unutmayı tercih etmişsinizdir belki.

elektra dedi ki...

simon ciddi misin? valla ben yeni duydum, ohhoooooo demiştir okuyanlar:) ama ne yapayım, yeni duydum:)

thesaint dedi ki...

yok, belki küçüktünüz o sırada:)

elektra dedi ki...

hahahaha, küçük? yok sanmıyorum, bilgiye ulaşma olanaklarımın kıtlığı diyelim:))

Evin Kedisi dedi ki...

Uleynnnnn! Dışarıda nemin %50 olduğu bir ortamda, 42 derecelik bir sıcaklığın 58 derece hissedildiği şu mekanda yaşayanları ve bir zamanlar bu ortamları deneyimlerken insanların çölün ortasında bir çadırın içinde kaldıklarını hatırlatırım!!!! Bana sıcak micek demeyin yakarım, 26 derece ne be, ne güzel püfür püfür...

Michael Jackson'a gelince...Hasta ruhlu, bütün Jackson kardeşleri döven bir baba figüründen, rengini siyahtan beyaza devşirmeye çalışan bir müzik dehası çıksın. Bu insan normal olabilir mi? Zaten normal olsa bu şarkılara ve danslara ve bir koca nesile imzasını atabilir mi? Geçenlerde aynı cümle benim aklımdan geçti, gençliğimizle birlikte ölen Michael Jackson...

Ruhu şadolsun. Ellerine sağlık Elektra'm.

elektra dedi ki...

kedicim yaaa, hakikaten nasıl dayanıyorsunuz bilmiyorum ki o kadar sıcağa:(( aman allahım, ben delirirdim sanırım.

bizim michael'ın babasına töreni izlerken sinir oldum. hiç sorma. ağzında sakız, töbeeeee töbeeee, sinir oldum.
öperim kuzuları da seni de:)

 
©2009 KOMPLEKSSİZ ELEKTRA | by TNB