Sabah uyanmışsındır.
uykunu da almışsındır ama.
gözlerini açtığın an hiçbir çapak yoktur gördüklerinle aranda.
o kadar nettir yani, uykunu almışsın ya ondandır.
dönersin sevdiceğine, 19 Mayıs gençlik ve spor bayramın kutlu olsun aşkım dersin, kulenin tepesini sana ayırdım.
sevdiceğin tabii senin kadar uykusunu alamadığı için, hı? der, olsun.
sonra sıpanı uyandırırsın, gençlik işte, onunki hep zaten alınmış bir uyku bu yaşta.
100 voltluk ampuller yanan gözleriyle günaydın der sana, gözün kamaşır.
kahvaltıdır falan, servise bindir, kahve yap iç, hazırlan, şöyle eflatun bir üst bir kot, bir de eflatunlupembeli bir fular boynuna,hafif de ruj , çıkıverirsin pırıl bir güneş altındaki sokağa.
ne kadar da şanslısındır, bomboş bir beşiktaş otobüsü gelir. kulağında müziğinle, adımlarının kendinde olmayan, ama yumuşacık müziğin yüzü suyu hürmetine kazandığı minik estetik zıplamalarla binersin otobüse.
seçim zamanının bayraklı şenlikli sokak-cadde görüntüsü olup bitenin kirliliğinden daha eğlenceli gelir sana.keşke sokaklar hep ve yerli yersiz renkli flamalarla süslense dersin. öyle rengarenk sokak ve caddeler. allı dallı gülü kumaşlardan lalettayn kesilmiş flamalar dalgalansa her yerde.
düşünürken bunları ve dinlerken güzelim müzikleri gelmişsindir zaten parkının durağına.
basarsın düğmeye, otobüs durur inersin otobüsten. az ilerideki park daha içine girmeden gönderdiği ıhlamur kokusuyla bir selam sallar sana.
sevinirsin, bu senenin ilk ıhlamur kokusunu doldurmak için burnuna, kulağına, ağzına adımlarını sıklaştırıp dalarsın parkın içine.
ki o anda kulaklıkta şu şarkı patlayıverir olanca neşesiyle.
yerlerde ıhlamur çiçeklerinin beyazı ve erguvandan dökülenlerin erguvanı halı olmuş yoluna. kulağında bu neşeli şarkı.
etrafına bakınırsın, bakarsın kimse yok , iki ileri bir yana bir geriye adımlarla azıcık oynayıverirsin parkta.
çok değil, ama gün boyu salınımının tadı damağında kalacak kadar.
bir de kendi kendine küçük bir kahkaha atarsın, tırmanırsın hafif eğimli parkın yokuşunu ve en güzel yerinden görünen parıldayan denize sokuverirsin gözünü, yıkanırsın tertemiz.
ahhhhhh.
çok güzeldir be hayat.
derken o şarkı biter , pat şu başlar.
tam parktan çıkacaksındır artık ya, bir bisle bitisin bu iş dersin.
hafif dans adımlarıyla bir kendi etrafında döner eyvallah der, çıkarsın.
yokuş aşağı elin işe gönlün oynaşa kayar gider ve işte bir gün böyle başlar.
okuyanın başına da bu güzel şarkılar düşer.
Eyvallah herkese...
6 katılım:
Eyvallah bizden size!
Teşekkürler bis olsun!
:))
:) Günaydııııın. Ne güzel bir gün değil miii?
bugün öğlen bir toplantım vardı, sonrasında okulu kırdım, çıktım caddede yürüdüm, alışveriş yaptım, kitapçı gezdim, oturup sakin sakin çay içtim, baharın güzelliğine bakıp "ne güzel bir gün" dedim sık sık, kalan zamanlarda "akasya kokulu sabahlar"ı mırıldandım. sonra geldim eve, yazını okudum, "aaa elektramla pişti yapmışız" dedim sevindim. "ne var bunda sevinilecek" deme! bahar var, daha ne olsun :)
ne var ki bunda sevinmeyecek:) hatta ne çok sevinsek değil mi? iki üç hafta da olsa işte, üşüyen kemiklerimizi ısıtacak kadar güzel güneşli günler benim gibi bir transilvanyalıyı bile mutlu edebilir. sonrasında bilahare tiksiniriz güneşten....ama hakiikaten bugün pek şeker şuruptu gün:) bu arada , piştiiiii:)
eyvallah :)
gönlüne sağlık.
:) Eyvallah bacım sana da .
Yorum Gönder